KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/3853 E., 2016/4029 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2016
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 36230 abone numaralı sulama kuyusuna davalı Dedaş tarafından 2013/4 dönemine ilişkin 101.461,80 TL fatura tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, tahakkuk ettirilen borcun hukuka aykırı olduğunuy fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL üzerinden dava açtıklarını beyanla, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; dava konusu olayda, talep konusu miktarın açıkça belli olduğu, bu nedenle davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş; sözkonusu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir .
Uyuşmazlık , kaçak tahakkukuna vaki menfi tespit istemine ilişkindir .
6100 sayılı HMK'nun 109/1. maddesinde; talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceği açıklanmıştır.
Somut olaya gelince; davacı, davalı tarafından tahakkuk ettirilen 101.461,80 TL'lik fatura bedeli nedeniyle, davalıya şimdilik 10.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Dava edilen talep konusunun, niteliği itibariyle taraflar arasında tartışmalı olup, bölünebildiği dikkate alındığında, toplam tahakkuk miktarının sadece bir kısmının dava yolu ile ileri sürülmesi mükündür.
Hal böyle olunca, mahkemece; davacının kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunduğu gözetilerek, işin esasına girilip oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, yersiz gerekçe ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/3853, K. 2016/4029, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama