KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/7764 E., 2015/15029 K.·Mahkemesi : Eskişehir 2. Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2015
- Tarihi
- 10/03/2015
- Numarası
- 2014/857-2015/163
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; 2012'de hükmolunan 200 TL yoksulluk nafakasının davalının işe girmesi nedeniyle kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı, işe girmesinin yoksulluğu ortadan kaldırmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 176/3.maddesinde; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılacağı, 176/4.maddesinde ise tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde irad biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın artırılması ya da azaltılmasına karar verilebileceği düzenlenmiştir. Anılan maddede yoksulluğun hukuksal kavramı tanımlanmamış ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 2-656 E.-688 K. sayılı kararında yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edileceği belirtilmiştir.
Yine; Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında "asgari ücretle çalışılmakta bulunulması" yoksulluk nafakası bağlanmasını imkansız kılan bir olgu olarak kabul edilmediği gibi, yoksulluğu ortadan kaldıracak bir gelir seviyesi olarak kabul edilmemektedir (HGK 07.10.1998 gün 1998/2-656 G.688 K., HGK 28.02.2007 gün ve 2007/3-84 E.-95 K.sayılı kararları).
Somut olayda; boşanma davasında kararın kesinleşmesinden itibaren davalı lehine aylık 200,00 TL yoksulluk nafakası bağlanmıştır. Günümüz ekonomik koşullarına göre davalının aldığı nafaka ile geçinmesi mümkün değildir, işe girip çalışması zorunluluk arzetmektedir.
Ancak, elde ettiği asgari ücret onu yoksulluktan kurtaracak seviyede olmasa da mali durumunu olumlu yönde değiştirdiği de açıktır. Bu durumda, asgari ücret seviyesindeki gelirin yoksulluğu tümden kaldırmadığı, ancak nafakada hakkaniyete uygun bir miktarda indirimi gerektirdiği düşünülerek, indirim yapılması gerekirken, yoksulluk nafakasının tümden kaldırılması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/7764, K. 2015/15029, 5 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama