KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/10449 E., 2017/699 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2017
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iştirak nafakası davası üzerine mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile boşandıklarını, müşterek iki çocuğun velayetinin davacıya verildiğini, davalının müşterek çocukların ihtiyaçlarını karşılamadığını belirterek, müşterek çocuklar için aylık 300,00'er TL olmak üzere toplamda 600 TL iştirak nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile küçük için aylık ayrı ayrı 150'şer iştirak nafakasının dava tarihinden geçerli olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun üçüncü kısmı (vesayet) hariç olmak üzere ikinci kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler, Aile Mahkemesinde görülür.
Davadaki talebin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda düzenlenen iştirak nafakasından kaynaklandığı, dolayısıyla “Aile Hukukuna” ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Talep, Aile Hukukundan (nafaka yükümlülüğünden) doğduğuna göre, açılan bu davanın 4787 sayılı yasanın 4. maddesi gereğince, Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir.
Mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle o yerde ayrı bir aile mahkemesi varsa çekişmenin aile mahkemesinde görülmesi, aksi halde davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gözetilmeden anılan kanun hükmüne aykırı şekilde genel mahkeme tarafından hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
./..
-2-
2-) Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/10449, K. 2017/699, 26 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama