KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/10674 E., 2017/730 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2017
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin anne ve babasının ayrı yaşadığını, annesinin emekli olduğunu evin giderlerine yetişmekte zorlandığını, ... .... Aile Mahkemesinde aylık 100 TL tedbir nafakasına hükmedildiğini, reşit olmasına rağmen eğitime devam ettiğini ... Üniversitesinde öğrenim gördüğünü, bu nedenle aylık 600 TL yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının adresi tespit edilememiş olup, davalı adına usulüne uygun ilanen tebligat yapılmıştır. Davalı cevap dilekçesi vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, aylık 450,00 TL yardım nafakasının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
...)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
TMK.nun 328/....maddesinde “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.” Aynı yasanın ....fıkrasında ise, “Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” hükmü mevcut bulunmaktadır.
TMK.nun 364.maddesinde ise; "Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür."
Aynı Kanunun 365/....maddesinde de; "Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir." düzenlemesi yer almıştır.
... Genel Kurulunun ........1998 gün ve 1998/656-688 sayılı ilamında da; "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların..." yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup, ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenlerle kanun koyucu, yardım nafakasını kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak düzenlemiştir.
Okumakta olan kişi kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise, ana babasından öğrenimini tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir. Ne var ki, bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır.
Söz konusu yasal düzenlemeler nazara alındığında, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, özellikle de davalının tespit edilecek ekonomik sosyal durumuna, davacının eğitim giderlerine göre nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olacak şekilde, hakkaniyet ilkesi de gözetilerek, mahkemece, davacı yararına uygun bir yardım nafakasına hükmolunması gerekir. Mahkemece, açıklanan ilke ve esaslar gözetilmeden, nafaka yükümlüsü davalının sosyo-ekonomik durumu ve geliri tam ve sağlıklı olarak araştırılıp, belirlenmeden; eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/10674, K. 2017/730, 26 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama