KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/11155 E., 2017/18135 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2017
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, çocukları ...'nin davalılardan ...'in araç ile çarpması sonucu vefat ettiğini, olaydan dolayı büyük acı çektiklerini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere, 20.000.00.- TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar ...; davacılar ile barıştıklarını, onlara 20.000.00.-TL ödediklerini, tanıkları olduğunu belirterek; davanın reddini istemişlerdir .
Davalı ..., davayı kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamı itibari ile taraflar arasındaki uyuşmazlık ; davacıların çocuğunun ölümü nedeni ile davalıların bir ödeme yapıp yapmadığı ve bu ödemenin tanık beyanı ile ispatlanıp ispatlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
TMK'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan herbiri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde; gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir.
Somut olayda; davalılar, davacılara olay nedeni ile 20.000.00.- TL ödediklerini tanık beyanı ile ispatlamaya çalışmışlardır. Oysa, bu ödemeyi kesin delillerle ispatlamak zorundadırlar.
Çünkü, hukuki işlemler kural olarak yalnız kesin delil ile ispat edilebilir, tanık (takdiri delil) ile ispat edilemez. Gerçekten kanunda ispat sınırı olarak gösterilen parasal belli
tutarı (HMK 200/1.maddesi) aşan hukuki işlemler ve senede karşı olan iddialar (HMK 201.maddesi) kural olarak yalnız senet (kesin delil) ile ispat edilebilir; tanık (takdiri delil) ile ispat edilemez. (Medeni Usul Hukuku, Prof.Dr...., Prof.Dr...., Prof.Dr. ..., ... 2011, sayfa; 404)
Buna göre, ispat yükü üzerinde bulunan davalılar ödeme iddialarını yazılı belge ile ispat edememiştir. Davacı taraf, yazılı delil ile ispatı gereken bu hususta tanık dinlenmesine muvafakat etmediği için, mahkemece muvafakat dışı dinlenen tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerekir.
O halde, mahkemece; olayın özelliğine göre davacılar yararına uygun miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan hususlar gözardı edilerek, davalı tanıklarının beyanlarına dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/11155, K. 2017/18135, 25 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama