İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/13221 K.2016/10993

Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2016/13221Karar2016/10993Tarih20 Eylül 2016Okuma5 dk · 950 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2016/13221 E., 2016/10993 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Eylül 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

950 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı- karşı davalı vekili dava dilekçesinde; tarafların ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/02/2013 tarihli kararı ile boşandıklarını ve bu kararda davalı lehine aylık 300 TL yoksulluk, müşterek çocuk için aylık 250 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, ancak davalının 2015 yılı temmuz ayından itibaren ... Belediyesi'nde işe başladığını ve yoksulluğunun ortadan kalktığını, ayrıca müvekkili davacının da yeniden evlendiğini ve bu miktar nafakayı ödemekte zorluk çektiğini belirterek, davalı lehine hükmedilen 300 TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasını ya da nafaka miktarının davalının işe giriş tarihinden itibaren indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkili davalının belediyede geçici olarak işe girdiğini ve aralık ayına kadar asgari ücretle çalışacağını, asgari ücret düzeyindeki gelirin kişiyi yoksulluktan kurtarmayacağını, ayrıca boşanma davasında müşterek çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakasının da çocuğun ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını belirterek, asıl davanın reddini, karşı dava bakımından ise iştirak nafakasının aylık 440 TL'ye çıkartılmasını istemiştir.

Davalı vekili 05.02.2016 havale tarihli dilekçesi ile; davalının 26.01.2016 tarihinde evlendiğini ve bu kapsamda yoksulluk nafakası kendiliğinden sona ermiş olduğundan davanın konusuz kaldığını, ancak dava tarihi itibari ile davacının davasında haklı olmaması sebebi ile müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir.

Mahkemece; davacı- karşı davalı tarafından açılan davanın konusuz kalması nedeniyle reddine, davalı- karşı davacı tarafından açılan davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Asıl dava bakımından;

Dava; yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir.

TMK’nun 176/3.maddesi uyarınca; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Eldeki davada, davacı taraf dava dilekçesinde, yukarıdaki yasa hükmü gereğince; davalının işe başlaması sebebi ile yoksulluğunun ortadan kalktığı iddiasıyla nafakanın kaldırılmasını istemiş olup, davanın devamı sırasında davalının yeniden evlenmesi ile yoksulluk nafakasının kendiliğinden ortadan kalktığı ve bu nedenle davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır.

Ancak yargılama giderlerinin hangi taraf aleyhine hükmedileceğinin tespiti bakımından davanın açıldığı tarih itibari ile tarafların haklılık durumunun belirlenmesi gerekecektir. Zira, HMK’nın 331. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder” düzenlemesi gereğince davanın konusuz kalması halinde davanın açıldığı tarihte haksız olduğu tespit edilen taraf yargılama giderini ödemekle yükümlü olacaktır.

Bu durumda, öncelikle yoksulluk kavramı üzerinde durmak gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 1998/2–656–688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.

Hemen belirtmek gerekir ki; Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarında "asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması" yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmediği gibi asgari ücretin üzerinde gelire sahip olunması da yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemiştir. (...07.10.1998 gün, 1998/2–656 E, 1998/688 K. 26.12.2001 gün 2001/2–1158–1185 sayılı ve 01.05.2002 gün 2002/2–397–339 sayılı kararları). Bu durumda, ancak nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınmalıdır.

Buna göre, dosyadaki bilgi ve belgelerden, davanın açıldığı tarih itibariyle, "toplum yararına proje" kapsamında belediyede geçici olarak asgari ücret ile çalışan ve altı ay sonra 31.12.2015 tarihinde işine son verilen davacının, bu iş nedeni ile yoksulluğunun ortadan kalkmadığı açıktır. Bu itibarla davalının, davanın açılmasına sebebiyet verdiği söylenemez ve davalının yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerekir. Mahkemece, bu yön gözetilmeksizin, davacının davasında haklı olduğu gerekçesi ile davalı aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de, davanın konusuz kalması halinde, "davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı" şeklinde hüküm kurulması gerekirken, mahkemece "davanın reddi" yönünde hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.

Karşı dava bakımından;

Dava, iştirak nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir.

TMK. 182/2.maddesine göre; "Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır". Aynı Yasanın 328/1.maddesine göre de; "Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur" (TMK. 330/1).

İştirak nafakasının; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana babanın mali durumları da gözetilmek suretiyle takdiri gerekir.

Somut olayda, davacı-karşı davalının yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasında, mali müşavir olduğu, aylık 2.000 TL geliri bulunduğu, yeniden evli olup üç yaşında bir kızı daha olduğu, davalı-karşı davacının ise dava açıldığı tarihte geçici işçi olarak belediyede çalıştığı, asgari ücret aldığı, 31.12.2015 tarihi itibari ile işine son verildiği, dava sırasında yeniden evlendiği, müşterek çocuğun 2012 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Müşterek çocuk için yaklaşık 2 yıl önce takdir edilen iştirak nafakasının, bu davanın açıldığı tarih itibariyle, çocuğun büyümesi ve ihtiyaçlarının artması nedeniyle tarafların mali ve sosyal durumlarına göre düşük kaldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE artış oranı ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alınarak iştirak nafakasının TMK.4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktarda artırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/13221, K. 2016/10993, 20 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/13221
Karar No
2016/10993
Tarih
20 Eylül 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/13222 K.2016/10978
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/13222 K.2016/8714
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/13223 K.2016/8207
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/13223 K.2016/11344
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/13223 K.2016/8716
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/13223 K.2016/7302

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.