KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/14946 E., 2017/4381 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2017
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, özel üniversitede %25 burslu olarak tıp fakültesini kazandığını, davalının bu fakülte için kendisini yönlendirdiğini fakat şu anda okul giderlerini ödemediğini, davalının gelirinin iyi olduğunu belirterek 3.000 TL yardım nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının annesi ile boşanma aşaması ve sonrasında borçlandığını, aylık gelirinin belirtildiği kadar olmadığını, davacıya halen 400 TL ödediğini savunarak bu miktardan karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 1000 TL yardım nafakasının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava, yardım nafakası istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, nafakanın artırılması, kaldırılması veya nafakaya hükmedilmesine dair istemlerin kabulünde, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere karar verilmesi gerekir. Buna göre, mahkemece dava konusu talebin kısmen kabulüne karar verilirken, nafakaya dava tarihten itibaren hükmetmek gerekirken; nafakanın başlangıç tarihinin hükümde gösterilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/14946, K. 2017/4381, 30 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama