KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/177 E., 2016/3816 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2016
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iştirak-yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı dava dilekçesinde; davalı ile 2007 yılında boşandıklarını, boşandıktan sonra işsiz kaldığını, davalının ise yüksek maaşla çalışmaya başladığını belirterek müşterek çocuk Esma için 400 TL iştirak nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında Esma'nın ergin olması üzerine avukat tayin ettiği ve avukatı aracılığı ile davayı takip ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; davacı ... yararına aylık 300 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Hükmün 2. fıkrasında; davacı ... yararına aylık 300 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de;
Davacı ... 16.11.1996 doğumlu olup, dava tarihi olan 18.08.2014 tarihinde henüz 18 yaşını doldurmadığı, müşterek çocuk ...'nün 16.11.2014 tarihinde, 18 yaşını doldurarak reşit olduğu, bu hali ile müşterek çocuk ...'nün reşit olduğu tarihten itibaren talebinin ancak yardım nafakası olarak değerlendirilmesinin mümkün gözüktüğü belirtilerek,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/177, K. 2016/3816, 14 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama