İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/17972 K.2017/7121

Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra,…

Esas2016/17972Karar2017/7121Tarih11 Mayıs 2017Okuma4 dk · 793 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2016/17972 E., 2017/7121 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile)mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mayıs 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

793 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili. Tarafların 1988 yılında evlendiklerini, evliliğin dayanılmaz olması sebebiyle davacı tarafça ......

1. Asliye (Aile) Mahkemesi'nin 2011/204 Esas ve 2012/439 Karar sayılı dosyası ile boşanma davası açıldığını fakat davanın reddine karar verildiğini ve kesinleştiğini bu nedenle müvekkilinin o dosyadaki karar nedeniyle nafaka alma hakkının kalmadığını,yalnız yaşayan bir işi ve geliri olmayan davacının çok zor durumda olduğunu, davacının yaklaşık 3,5 yıldır eşinden ayrı yaşadığını boşanma davasının reddine ilişkin verilen karar üzerinden yaklaşık 1,5 yıl geçtiğini ancak bu uzun süreye rağmen davalının eşiyle yeniden birliktelik kurmak için ciddi bir girişimi ve teklifi olmadığını.

Davalının Bursa' da davalının ise ......'de geçen yıl ölen annesinin evinde kaldığını, davalının kendine ait dükkanda oto yedek parçası ticareti yaptığını, adına kayıtlı aracı ve Gemlik'te dairesinin bulunduğunu, ferah içinde yaşadığını, eşini ve evliliğini umursamadığını ve herhangi bir katkıda bulunmadığını beyanla aylık 600,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili ; davacının psikolojik sorunları olup sürekli ilaç kullandığını ,davacının ayrı yaşama hakkının bulunmadığını, davacının ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/204 Esas sayılı dosyası ile davalı eşe boşanma davası açtığını ve müşterek haneyi terk ettiğini, ......

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/06/2012 günlü kararı ile davacının davasını ispat edememesi ve taraflar arasında yaşanılan olayların evlilik birliğini sarsacak düzeyde olmadığı gerekçesi ile davacı tarafından açılan boşanma davasının reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacının müşterek evi terk için yasal bir sebep gösteremediğini, davacının müşterek çocuklar ve davalı ile görüşmek istemediğini, çalışmakta olup maddi durumunun iyi olduğunu, talep edilen nafaka miktarının davalının ekonomik durumu düşünüldüğünde fahiş bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacı tarafından açılan boşanma davasının reddedildiği, evlilik birliğini tekrar kurma görevinin boşanma davası reddedilen tarafa ait olduğu ancak boşanma davası reddedilen davacı kadının bir barış girişiminde bulunmadığı , ortak yaşamı tekrar kurmaktan kaçındığı aksine davalı kocanın barış girişimlerinde bulunduğu, davacı kadın tarafından bu girişimlerin olumsuz karşılandığı, bu durumda davacı kadının ayrı yaşamda haklı olmadığının kabulü gerekmekte olup, ayrı yaşamada hakkı olmayan kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Evlilik birliğinin korunması ve devamının sağlanması için eşlerin asgari ölçüde uyması gereken bazı yükümlülükler ve karşılamaları gereken bazı ortak giderler mevcuttur.

TMK'nın 185/3 maddesi gereğince; eşler birlikte yaşamak; birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır.

Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği, her iki eşin birliğin giderlerine katılma zorunluluğu vardır. Bu husus TMK'nın 186.maddesinin 3 fıkrasında düzenlenmiş olup; eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılacakları hükme bağlanmıştır. Birliğin giderlerine katılmada ölçü ise eşlerin ekonomik güçleridir. Davacı eşin belirli bir gelirinin olması hatta gelirinin davalı eşin gelirinden fazla olması, davalı eşi nafaka yükümlülüğünden kurtarmaz. Davacı eşin gelirinin bulunması sadece hükmedilecek nafakanın miktarının tayininde gözönünde bulundurulur.

Diğer taraftan, TMK'nın 195. maddesinde; evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşlerin ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilecekleri ve hakimin, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alacağı hükme bağlanmıştır.

Eşlerden herbiri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.

Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hakim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır.

Bu bağlamda; ayrı yaşamda haklı olan eş diğer eşten kendisi ve yanında bulunan küçük çocuk için tedbir nafakası isteyebilir.

Hakim, tedbir nafakasını tayin ederken, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir. Tedbir nafakasının miktarı; davalı kocanın geliriyle orantılı olmak kaydıyla, birlikte yaşadıkları zamanda eşine sağladığı geçim şartlarını ayrı yaşama hallerinde de sağlayacak oranda olması gerekir.

Bu bilgiler ışığında somut olaya baktığımızda dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden; tarafların 1988 yılında evlendikleri, 2 tane müşterek çocuklarının bulunduğu, davacı kadının , davalı koca aleyhine 29.03.2011 günü boşanma davası açtığı, 20.06.2012 günü davanın reddine karar verildiği, hükmün 22.05.2013 tarihinde kesinleştiği,boşanma davasının reddinin kesinleşmesinden sonra davalı kocanın davacı kadına müşterek konuta dönmesi için mahkeme vasıtasıyla göndermesi gereken ihtarnameyi göndermediği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca mahkemece; davacı kadının ayrı yaşamada haklılığının devam ettiğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde verilen karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/17972, K. 2017/7121, 11 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/17972
Karar No
2017/7121
Tarih
11 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/17973 K.2017/7124
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/17973 K.2017/2938
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/17973 K.2017/16227
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/17974 K.2017/16218
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/17975 K.2017/7125
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/17975 K.2017/16230

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.