KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/18657 E., 2018/5166 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2018
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit - sözleşme feshi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı ,davalı şirket yetkilisinin 14.03.2014 tarihinde kendisini arayarak iki aylık birikmiş fatura ödemesi olduğu ve hakkında yasal işlem başlatılacağı uyarısında bulunduğunu, ancak kendisinin gerçekte davalı şirketten almış olduğu bir GSM hattının olmadığını,yaptığı araştırmalar neticesinde kendisinin kimlik bilgileri kullanılarak adına sahte hat alındığını tespit ettiğini,konu ile ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu,
bahse konu GSM hattının ilgili bayiden ... no’lu kampanya kapsamında 1 adet ... tablet ile birlikte satın alındığını,ancak tabletin halen işletimde olmadığını,hattı iptal ettirmek istediğinde hattın ve tabletin kampanyalı satıldığını, iptal edilmesi halinde tüm bedeli ödemek zorunda kalacağını öğrendiğini ileri sürerek, her türlü maddi-manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile,
ilgili GSM hattı için yapılan 30.12.2013 tarihli abonelik sözleşmesinin feshine,bu abonelik sözleşmesi ve tablet satımından dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı,görev itirazında ve husumet itirazında bulunduklarını, illiyet bağı bulunmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.Mahkemece,davanın kabulü ile, ... hat için yapılan 30.12.2013 tarihli abonelik sözleşmesinin feshine; abonelik sözleşmesi ve tablet satımından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava;GSM aboneliğinden kaynaklı menfi tespit ve muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olaya gelince;taraflar arasındaki uyuşmazlığın bireysel tip abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı sabit olmakla,eldeki davada tüketici mahkemelerinin görevli olduğu düşünülerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken,eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/18657, K. 2018/5166, 14 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama