KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/18666 E., 2018/5074 K.·Mahkemesi:tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2018
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı şirketten sabit telefon hattını sıfır ile başlayan numaralara kapattırıp sadece şehir içi kullanımının sağlanmasını talep etmesine rağmen davalı şirketin hattı sıfır ile başlayan numaralara kapatmadıkları gibi görüşme olmadığı halde hakkında 8.345,89 TL fatura tahakkuk ettiklerinden sözleşmenin feshi ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirket; davacı tarafından kayıtlı hattın sıfır ile başlayan numaralara kapatılması talebinin şehirler arası görüşmelere kapatılması talebine ilişkin olduğu, özel servis numaralarının kapatılmasına ilişkin olmadığı,
bu nedenle hattın özel servis numaralarına kapatılmadığını, 2015 yılı ağustos ve eylül aylarına ait faturaların incelenmesinde özel servis numaralarının arandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının, sabit telefon hattını sıfır ile başlayan numaralara kapattırma talebinde bulunmasına rağmen davalı şirket tarafından kapatılmayarak sıfır ile başlayan numaraların aranması nedeniyle yüksek meblağlı faturanın düzenlenmesinde davacının kusurunun bulunmayıp davalı şirketin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Uyuşmazlık, davacının davalı şirkete sabit telefon hattını sıfır ile başlayan numaralara kapattırması talebinin içeriğinin tespiti noktasında toplanmaktadır.Somut olayın,
davacının sabit telefon hattını sıfır ile başlayan numaralara kapattırması talebinin iradesi dışında sözleşmeye aykırı olarak özel numaralara açık bırakıldığı ve görüşme olmadığı halde borç tahakkuk ettirildiği iddiasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, davacının davaya konu talebinin davalı şirketce ne şekilde (yazılı ya da çağrı merkezine sesli kayıt)alındığının tespitinin sağlanması, yazılı başvuru üzerine alındı ise , içeriğinin tespiti amacıyla tüm bilgi ve belgelerin, çağrı merkezinden kayıt şeklinde alınmış ise ses kaydının çözümünün konusunda uzman bilirkişi tarafından alınacak raporun dosya içerisine konulması ve davacının talebinin ne olduğunun tam olarak araştırılması gerekmektedir. Diğer bir husus ise dosya kapsamından, davaya konu sabit hattan özel numaraların arandığı anlaşıldığı halde kusur değerlendirilmesi yapılmadan hüküm kurulduğu görülmüştür.
TBK’nun 52. maddesine göre; ‘’Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.’’
Müterafik kusur indirimi yapılabilmesi için davacının zarar gören sıfatıyla zarara razı olması, doğmasına, artmasına etkili olması yada davalının durumunu ağırlaştırması gerekmektedir.Somut olayda, davacıya ait sabit hattın kullanım detaylarından özel numaraların arandığı dolayısıyla davacının müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü zorunludur.O halde mahkemece;
öncelikle davacının talebinin içeriği tam olarak tespit edilmesi ve davacının müterafik kusurunun varlığı kabul edilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/18666, K. 2018/5074, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama