KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/19780 E., 2018/8954 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2018
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
......
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 25.09.2018 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı açtığı belirsiz alacak davası ile, dava dışı yükleniciden gayri menkul satış vaadi yapmak sureti ile aldığı dava konusu taşınmazın iskan ruhsatının alınamaması nedeni ile tapu devrinin yapılamadığını bu nedenle arsa maliki davalının meni müdahale davası ile kendisini tahliye ettirdiğini ileri sürerek taşınmazın bedelinin belirlenerek arsa maliki davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı; bu davanın muhatabının toprak sahibi olmadığını, yükleneciye karşı açılması gerektiğini, müteahhit ile toprak sahibi davalı arasındaki sözleşmenin feshedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacının, dava konusu yeri dava dışı yüklenici......satın aldığı, ancak yüklenicinin sözleşmeye uygun şekilde taşınmazı inşa etmediği ve taşınmazın iskan ruhsatının alınamadığı, bu nedenle davacının yüklenicinin haklarına halef olamadığından taşınmazın tapusunu üzerine alamadığı, arsa sahibine karşı ecrimisil ödenmesine karar verildiği, davacı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yükleniciye ödediği daire bedelini arsa sahibinden talep etmiş ise de, davacının taşınmaz bedelini yükleniciye ödediği, arsa sahibine herhangi bir bedel ödemediği, bu nedenle daire bedeline yönelik talebini yükleniciye yöneltmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
.......
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı tarafından davalıya karşı açılan dava, gerekçede de açıklandığı üzere husumet nedeniyle reddedilmiştir. Bu nedenle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile nisbi vekalet ücretine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
.........
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/19780, K. 2018/8954, 25 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama