KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/20511 E., 2017/5997 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2017
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakası arttırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/42 Esas, 2011/37 Karar sayılı ilamı ile kendisi lehine 300 TL'sı yoksulluk nafakası bağlandığını, aradan geçen sürede takdir edilen nafakanın ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını, bu nedenle yoksulluk nafakasının 500 TL'sına yükseltilmesi ile birlikte dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece ; davanın kabulü ile davacı için aylık 300 TL'sı yoksulluk nafakasının, 200 TL'sı artırılarak 500 TL'sına yükseltilmesine ve dava tarihinden itibaren 500 TL'sı yoksulluk nafakasının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2015/16624 Esas-2016/178 Karar sayılı 18.01.2016 tarihli ilamıyla; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir.
O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdirinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Sözkonusu bozma ilamına mahkemece uyulmasıyla birlikte yeniden yapılan yargılama neticesinde; 2014 Yılı Temmuz ayı ÜFE oranının 0,73 olduğu 300 TL'sı ile çarpımı sonucu 519 TL'sı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davacı için aylık 300 TL'sı yoksulluk nafakasının, 200 TL'sı artırılarak 500 TL'sına yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Y.İ.B.K.).
Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay'ca kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hakimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz.
Somut olayda, mahkemece; bozmaya uyma kararı verilmiş ise de, bozmaya uygun karar verilmemiştir. Şöyle ki; mahkemece nafakanın takdir edildiği tarih ile dava tarihi arasındaki ÜFE oranları esas alınması gerekirken, sadece 2014 Yılı Temmuz ayı TÜİK ÜFE oranı olan 0,73, aylık ÜFE oranı esas alınmıştır. Alınan oran, Üretici Fiyat Endeksinin 2014 Yılı Temmuz Ayında aylık olarak % (yüzde) 0,73 oranında arttığını belirtir. Ayrıca bu oranın 300 ile çarpımı sonucu 302,09 TL olur, mahkemece 0,73 ile 300 TL nin çarpımı sonucu nafakanın 519 TL olduğu belirtilmiştir, ki bu hesaplama işlemi hatalıdır.
O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih ve dava tarihi arasındaki süre gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/20511, K. 2017/5997, 25 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama