KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/20628 E., 2017/11207 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2017
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması (asıl dava), iştirak nafakasının kaldırılması (karşı dava) davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı (karşı davacı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde tanıma yoluyla babayla nesep bağı kurulan 2009 doğumlu müşterek çoçuk lehine en son 2013 de 1200 TL'ye çıkarılan nafakanın 3500 TL'ye çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili karşı dava açarak asıl davanın reddini, halihazırda Teknik Direktör olarak çalıştığı kulüpten sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle müşterek çoçuk lehine en son 2013 yılında 1200 TL'ye çıkarılan nafakanın kaldırılmasını olmadığı takdirde 500 TL'ye inidirelerek her yıl ÜFE oranında artırıma karar verilmesini talep etmiştir .
Mahkemece; asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava tarihinden itibaren aylık 1200,00-TL olan tedbir nafakasının aylık 300,00-TL arttırılarak aylık 1.500,00-TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı davanın reddine, karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı (karşı davacı ) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı (karşı davacı vekilinin ) sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Uyuşmazlık asıl davada iştirak nafakasının artırılması , karşı davada iştirak nafakasının indirilmesi istemine ilişkindir.
Yargılama dosyasına konu istemler , mahiyeti itibariyle iştirak nafakası niteliğinde olduğundan Yargıtay'ın ve doktrinin benimsediği şekilde iştirak nafakası olarak nitelendirme yapılıp hüküm kurulması gerekirken; mahkemece, yanlış nitelendirme sonucu tedbir nafakası olarak hüküm oluşturulması doğru değildir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/20628, K. 2017/11207, 6 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama