KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/2072 E., 2017/12507 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2017
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı borçlulardan ...'ın 2735-0 abone numarası ile sağladığı elektrik enerjisi abonesi olduğunu, davalı borçlu ...'ın ise 2735-0 numaralı aboneliğe tahakkuk eden borçları taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiği halde vadesi geçen taksit borçlarını ve tahakkuk ettirilen elektrik tüketim bedeli borçlarını ödemediğini, davalılara kullanmış oldukları elektrik tüketim bedelinin tahsili için faturalar tanzim edildiğini ve yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen faturaların kesinleştiğini;
ancak davalılar tarafından kullanılan ve tahakkuk ettirilen elektrik tüketim bedellerinin ve tahakkuk ettirilen taksite konu borçların ödenmediğini bunun üzerine alacağın tahsili için giriştikleri takibe de itiraz edildiğini beyan ederek davalı borçluların haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlular; davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafa borçlarının olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacı taraf alacağın kaynağını göstermediğinden alacağın dayanağının olmadığını belirterek davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece; davalıların tahakkuk ettirilen faturalara itiraz etmedikleri böylece dava konusu faturaların kesinleştiği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
... 6. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1722 Esas sayılı dosyasındaki takibe dayanak enerji borcunu gösterir belgelerin incelenmesinde, takibe dayanak borcun, taksitlendirilmiş tahakkuk, kaçak tahakkuku, otomatik dönem tahakkukları ve endeks esaslı olmayan ek tahakkuktan oluştuğu anlaşılmakla birlikte dosya içerisinde kaçak tahakkukuna ilişkin evrak bulunmamaktadır.
Bunun yanında HUMK'un 275.(HMK 266) maddesi hükmüne göre, seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerektiği kuşkusuzdur. Dava konusu elektrik aboneliğinden kaynaklanan somut uyuşmazlığa ilişkin olarak alınan bilirkişi raporu "hukukçu bilirkişi "tarafından düzenlenmiş olup, bilirkişi dava konusu uyuşmazlık konusunda rapor hazırlamaya ehil ve yeterli olmadığından, söz konusu bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi mümkün değildir.
Uzman bilirkişi tarafından, dava konusu bedelin denetime elverişli bir şekilde hesaplanması gerekir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular dikkate alınarak, mahkemece öncelikle takibe konu kaçak tahakkukuna ilişkin evrak getirtildikten sonra, elektrik aboneliği konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişiden ayrıntılı, denetime elverişli rapor alınması ve edinilecek kanaate göre hüküm kurulması gerekirken, mahkemece delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/2072, K. 2017/12507, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama