KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/21222 E., 2017/8424 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2017
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/419 esas, 2010/231 karar sayılı kararı ile boşandığını, müşterek çocuğu Sudenaz Nisa Başar'ın velayetinin tarafına verildiğini ve müşterek çocuk için aylık 200,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, günün ekonomik şartlarının değişmesi Sudenaz Nisa'nın bakım ve eğitim masraflarının artması nedeniyle mahkeme tarafından hükmedilen 200,00 TL iştirak nafakasının yetersiz kaldığını belirterek iştirak nafakasının aylık 1.000,00 TL'ye çıkartılması, nafakanın her yıl TÜFE oranında arttırılmasını talep etmiştir.
Davalı, 2010 yılından bu yana maaşında olağanüstü bir değişiklik olmadığı beyanla nafaka miktarının TÜİK yayınladığı ÜFE oranında belirlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/419 esas, 2010/231 karar sayılı ilamıyla müşterek çocuk Sudenaz Nisa Başar lehine verilen aylık 200,00 TL iştirak nafakasının aylık 300,00 TL'ye yükseltilerek dava tarihi olan 31/03/2015 tarihinden geçerli olmak üzere her ay davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, iştirak nafakasının her yıl DİE'nin belirlediği ÜFE oranında arttırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 327/1.maddesinde; Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın, 328.maddesi hükmü gereğince; Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.(TMK. nun 329/1.maddesi)
../.. -2-
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur. (TMK. nun 330/1. maddesi)
TMK.'nun 331.maddesine göre; Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler.
Tüm bu maddeler doğrultusunda, mahkemece, iştirak nafakası artırım oranı belirlenirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; davalı babanın karakol komutanı olarak görev yaptığı, aylık 3.800 TL gelir elde ettiği, 160,00 TL kira ödediği, davacı annenin ise, hemşire olduğu, aylık 3.150 TL geliri olduğu, kendisine ait evde ikamet ettiği, müşterek çocuğun 2006 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların gerçekleşen sosyo-ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaç düzeyine göre; yerel mahkemece takdir edilen iştirak nafakası miktarı az bulunmuş, bu konu hakkaniyet ilkesine aykırı görülmüş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı anne ile nafaka yükümlüsü davalı babanın ekonomik durumu gözetilerek, TMK'nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak, daha yüksek nafakaya hükmetmek olmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/21222, K. 2017/8424, 30 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama