KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/21339 E., 2018/8456 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2018
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki ............eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı, ......de takılan 12 adet ...... 20 adet......, 15.000 TL nakit para ve diğer ...... eşyalarına davalının ailesinin el koyduğunu evden ayrılırken ...... eşyalarını ve ...... eşyalarını yanına alamadığını belirterek, ...... eşyalarının ve ...... eşyalarının mümkünse aynen değilse nakden iadesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, ...... eşyalarını davacının üzerinde taşıdığını, evi terk ederken onları da beraberinde götür......ü, takılan nakit paranın bir kısmının evlilik birliğinin ortak ihtiyaçları için kullanıldığını geriye kalan miktarın davacı tarafından bir kenara ayrıldığını, davacının ...... olarak hiçbir şey getirmediğini, ...... masrafları konusunda ailesinin hiçbir katkısının olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; ...... eşyalarına yönelik talebin; ...... eşyalarının davalıda kaldığı davacı tarafından ispat edilemediğinden reddine, ...... eşyaları yönünden de; davacı ...... eşyası olarak ne götür......ü ve bunları alamadığını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-TMK'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan herbiri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür." Gerek ......; gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Hayat deneyimlerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyedlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz.
Diğer taraftan ...... eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ...... eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Davacı, dava konusu ...... eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır.
Somut olayda ise, davalı yan davaya cevap dilekçesinde, takılan nakit paranın bir kısmının evlilik birliğinin ortak ihtiyaçları için kullanıldığını geriye kalan miktarın davacı tarafından bir kenara ayrıldığını belirtmiştir. Davalının bu beyanına göre; davacıya ait olduğu halde ihtiyaçlar nedeni ile harcanan meblağın ne kadar olduğu davalıya açıklattırılarak, bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Z.S/S.A
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/21339, K. 2018/8456, 12 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama