KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/21620 E., 2018/8750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2018
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
......
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının 70210 numaralı aboneliğin fiili kullanıcısı olduğunu, elektrik kullanımından kaynaklı 5.952,45 TL borçlu olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında...... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının yapmış olduğu itiraz sonucunda bu takibin durduğunu, davalının bu itirazının haksız olduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhinde %40'dan aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, takip dayanağının 70210 nolu aboneliğinden kaynaklandığı, abone dosyasının incelenmesinde; abone sözleşmedeki akit tarafın davalı olmadığı, .....isimli bir şahıs olduğu, davalının bu aboneyi kullandığına ilişkin davacı tarafından herhangi bir kanıt ibraz edilemediği, böylece davacının bu davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, elektrik borcundan kaynaklı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Kural olarak; abone sözleşmelerinde kullanılan elektrik tüketiminden abone ile birlikte fiili kullanıcı da sorumludur.
Dosya içerisinde yer alan icra dosyası incelendiğinde; davalı borçlunun itiraz dilekçesinde, “Dağıtım şirketi ile ikamet ettiğim kiracısı olduğum mülkün mal sahibine ve fotokopisi ekte sunulan aboneye karşı hiçbir yükümlülüğüm ve taahhüdüm bulunmamaktadır.” şeklinde beyanda bulunarak davaya konu yerde kiracı olduğunu kabul ettiği anlaşılmaktadır. Davalının itiraz dilekçesindeki bu beyanları kendisini bağlar.
./.. -2-
Davalının aboneliğe ait yerde fiili kullanıcı olduğu ve bu nedenle davalının aboneliğe ait kullanım bedelinden sorumlu olacağı kabul edilmelidir. Bu durumda mahkemece, davanın esası incelenerek davalı tarafın ödemesi gereken bedelin tespiti bakımından konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yukarıdaki gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
......
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/21620, K. 2018/8750, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama