KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/22034 E., 2018/8281 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2018
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki ...... davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın bir kısım davalılar yönünden reddine, bir kısım davalılar yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, ...... ilçesi, 1028 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki binaların muhtelif bağımsız bölümlerinin müvekkili adına tescili talebiyle açılan dava üzerine ......
21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.12.2005 tarih ve 2003/200 E.1005/474 K. sayılı kararı ile davalılardan ... adına tescil edilmiş olan 1028 ada 7 parsel üzerindeki 12 numaralı bağımsız bölümün tescilinin iptali ile söz konusu bağımsız bölümün müvekkili adına tesciline, taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbirin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verildiğini, sözkonusu davada davalı ... vekili olan bu davanın diğer davalısı ......
Ulusoy'un talebi üzerine taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılması suretiyle, tapuda halen malik görünen ...'nın 1028 ada 7 parsel üzerindeki binanın 12 nolu bağımsız bölümünü 3. bir şahsa satarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin bu durumu mahkeme ilamının icrası için tapu müdürlüğüne gittiğinde öğrendiğini iddia ederek, fazlaya ve faize ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 6.000,00 TL'nin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21/10/2013 tarihinde ıslah ile dava değerini 20.000,00 TL'ye yükseltilmiştir.
Davalı ..., kendi adına asaleten davalı ...'ya vekaleten verdiği cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile, 20.000,00 TL'nin satış tarihi olan 27/04/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) 818 sayılı BK'nun 101. maddesinde "...... bir borcun borçlusu ......lının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü yer almakta iken 6098 sayılı Borçlar Kanununun 117. maddesinde bu hüküm ''...... bir borcun borçlusu, ......lının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir.
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre; borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.
Somut olayda, davacı tarafından, davalının dava açılmadan evvel temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilememiştir. Bu durumda alacağa dava tarihinden ve ıslah edilen kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, satış tarihi olan 27.04.2007 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
...Ş/S.A
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/22034, K. 2018/8281, 11 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama