İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/22450 K.2018/9562

..... Taraflar arasındaki alacak ve muhdesat aidiyetinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin…

Esas2016/22450Karar2018/9562Tarih4 Ekim 2018Okuma4 dk · 747 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2016/22450 E., 2018/9562 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Ekim 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

747 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

..... Taraflar arasındaki alacak ve muhdesat aidiyetinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacılar; dava konusu taşınmazın bir kısmını haricen satın aldıklarını ve üzerine ev yaptıklarını, tapuda devralamadıklarını, davalı ... tarafından diğer ... aleyhine başlatılan icra takibi dosyasından alınan yetki ile açılan ortaklığın giderilmesi davasında ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini belirterek, 2 katlı ev ve bahçesi ile zirai muhtesatların bedeli ile taşınmazı satın alırken karşılığını alamadığı ediminin bedeli ve değişik iş dosyasında yapılan masrafların tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...; davacılarla arasında hiçbir sözleşme ve hukuki ilişki mevcut olmadığını, davalı olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

Davalı Hazine vekili; müvekkili kurumun dava konusu taşınmaz üzerinde diğer davalılar ile birlikte hissedar olduğunu, davalıların taşınmaz üzerinde hisselerine ilişkin tasarruflarda bulunduklarını, davalı şahıslarca yapılan bu tasarruflar nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararlardan yine bu davalıların sorumlu olacağını, davalı kurumun zararla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacı tarafın talebinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; dava konusu taşınmazın hisseli olduğu, ortaklığın satış suretiyle giderilmesi kararına istinaden yapılan ihale sonucu Maliye Hazinesine satışının yapılarak, Hazine adına tapuya tescil edildiği ve satış sonrası paraların hissedarlara paylaştırıldığı, satışın taşınmaz üzerindeki muhtesatlarla birlikte gerçekleştiği, dolayısıyla davacılara ait

....

muhtesatların da bedellerinin satış parasına dahil olduğu, bu sebeple davacıların sahip olduğu muhtesat bedeli kadar davalıların zenginleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazda krokide sarı renkle gösterilen kısımda kalan yapı ve ağaçların davacı ...'a, yine aynı krokide kırmızı alanda kalan kısımlardaki yapı ve ağaçların ise ...'a ait olduğunun tespitine, davacı ...'ın muhtesatları nedeniyle toplam 35.764,63 TL'nin davalılardan (bu miktarın 23.843,09 TL'sinden davalı Hazine'nin, 5.960,77 TL'sinden ...'in ve 5.960,77 TL'sinin de ...'in sorumluluğunda olmak üzere) tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,

Davacı ...'ın muhtesatları nedeniyle toplam 21.801,38 TL'nin davalılardan (bu miktarın 14.534,26 TL'sinden davalı Hazine'nin, 3.633,56 TL'sinden ...'in ve 3.633,56 TL'sinin de ...'in sorumluluğunda olmak üzere) tahsili ile davacı ...'a ödenmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, davaya konu taşınmaza, davacılar tarafından yapıldığı belirtilen muhtesatların aidiyetinin tespiti ve muhtesat bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.

Paydaşlığın giderilmesine konu olan taşınmaza, paydaşlar tarafından faydalı ve zaruri masraf yapılmış ise; bu masraf, diğer paydaşlardan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebilir.

Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme borçlusunun bu muhdesatın yapıldığı anda ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği ileri sürülemez. Ekonomik yönden zenginleşme ve fakirleşmenin, satış suretiyle taşınmazdaki ortaklığın giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Daha açık deyişle, sebepsiz zenginleşme; satışın yapılıp bedelinin ödendiği tarihte gerçekleşir. İyileştirmeden doğan sebepsiz zenginleşme nedeniyle hükmedilecek miktar, iyileştirmenin satış tarihinde taşınmazın değerinde meydana getirdiği artış oranında olmalıdır.

Buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sağlıklı olarak çözümü için izlenecek yol şöyledir: Konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla davacı tarafından yapılan faydalı giderlerin yapılmış ve yapılmamış olması halleri için ayrı ayrı olmak üzere taşınmazın ihale (satış) gününde ve aynı koşullarla satılmasından elde edilecek gerçek sürüm değeri belirlenmeli, bu şekilde elde edilecek değerler arasında bir fark meydana geldiğinde bunlar birbirine oranlanmalı, bu oran ihale ile yapılan satış bedeline uygulanarak, davacının yaptığı giderlerin ihale bedeline yansıma miktarı belirlenmeli, bulunacak bu miktardan davalının payına isabet eden miktara hükmedilmelidir.

Dosyanın incelenmesinde; dava konusu taşınmaza davacılar tarafından oluşturulan muhtesatların bulunduğu, dava konusu taşınmazın muhtesatlarla birlikte ortaklığın giderilmesi yoluyla aynı zamanda paydaş olan davalı ... Hazinesine satıldığı, paydaşların bedelleri aldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise yansıma miktarının yukarıda açıklanan biçimde yapılmadığı, muhtesatların bulunduğu arz değerinin de hesaplamaya dahil edildiği, satış memurluğu tarafından tahliye emri gönderildiği, tahliye emrinin akıbetinin belirlenmediği görülmektedir.

....

O halde mahkemece; davacıların taşınmazı tahliye edip etmediklerinin belirlenmesi, davaya konu taşınmazı kullanmaya devam ettikleri halde sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmeyeceği nazara alınarak, davacıların bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığından bahisle hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine, aksi halde yukarıda açıklanan şekilde yansıma miktarının uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmesinin ardından oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

......

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/22450, K. 2018/9562, 4 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/22450
Karar No
2018/9562
Tarih
4 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/22454 K.2018/9567
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/22460 K.2018/9621
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/22471 K.2018/9622
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/22474 K.2018/9623
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/22477 K.2018/10512
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/22498 K.2018/9496

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.