KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/2253 E., 2016/5845 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2016
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalının... 1.Aile Mahkemesinin 2008/758 esas sayılı dava dosyası ile boşandıklarını, boşanma kararı ile davalı lehine aylık 180.00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, anılan karardan sonra davalının... 1. Aile Mahkemesinin 2014/229 esas sayılı dava dosyası ile yoksulluk nafakasının artırılmasını talep ettiğini, mahkemece yapılan yargılama sonunda nafaka miktarının 120,00 TL daha artırılarak 300,00 TL'ye çıkarıltıldığını, ancak davalıya vefat eden babasından dolayı maaş bağlandığını, davalının ekonomik durumunun iyi olduğunu belirterek davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; davalının herhangi bir işi ve gelirinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanunun 176/3.maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Somut olayda; davalıya boşanma davasından sonra 01.04.2013 itibariyle 861,00 TL yetim aylığı bağlandığı ve dava tarihi itibariyle ortalama asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği anlaşılmaktadır. Yerleşik Yargıtay'ın uygulamalarına göre, asgari ücretin yoksulluğu ortadan kaldırmadığı ilke olarak kabul edilmiştir (HGK'nun 01.05.2002 gün 2-397 E-339 K.sayılı kararında olduğu gibi). Bu nedenle davalının geliri yoksulluğu ortadan kaldırmayıp, bu durumun sadece nafaka miktarının tayininde nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin, davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, tarafların sosyo-ekonomik durumları nazara alınarak yoksulluk nafakası miktarında hakkaniyete uygun bir indirim yapmaktan ibarettir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/2253, K. 2016/5845, 14 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama