KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/2750 E., 2017/17311 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2017
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davacı kuruma sağlanan elektriğe Diğer-1 grubu uygulanması gerekirken ticarethane grubunun uygulandığını, yanlış tarife grubu alındığını, 19.255,70 TL fazla tahsilat yapıldığını, davacının bu fazla ödediği bedeli faturalardan mahsup ettiğini, ancak davalı kurumunun bu bedeli faiziyle istediğini, aksi halde elektrik kesintisi yapılacağının belirtildiğini, bunun üzerine 17/10/2011’de ihtirazı kayıtla yasal faiziyle toplam 22.284,04 TL ödeme yapıldığını belirterek, 22.284,04 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsili karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; davaya konu inceleme raporunda yer alan ve yanlış abone grubu birim fiyat uygulanmasından kaynaklandığı belirtilen tutarlarının muhatabının ... olmadığını, ... ... sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ...; süresinde açılmayan davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dahil olduğu tarife grubundan doğan alacakların dava konusu fark hesaplamasına esas alınan tarihler dikkate alındığında ... genel müdürlüğüne devredildiğini, davalı ... bakımından husumet bulunmadığı belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 22.284,04 TL'nin 10/10/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı ...Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... bakımından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki 2. bent dışında kalan davalı ... ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. (TBK m. 117; BK m.101)
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.
Somut olayda; davacı tarafından, davalı ... ... dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünü gösteren bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle, 10/10/2011 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru değildir.
3-) Davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece; davalı ... hakkında davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiğinden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi gereğince, davalı ... lehine 1500 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı ... lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
4-) Ancak yukarıda ikinci ve üçüncü bentte belirtilen yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hâkimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün, HUMK 438/7, C2 hükmü ve 6100 sayılı HMK 370/2 ek 3/1 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/2750, K. 2017/17311, 7 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama