KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/4003 E., 2016/5168 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk(aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2016
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki nafaka artırımı (asıl dava), nafakanın kaldırılması(karşı dava) davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı (k.davacı) tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı-karşı davalı dilekçesinde;...Aile Mahkemesi'nin 2008/39 Esas ve 2009/88 Karar sayılı ilamı ile davacı ... lehine aylık 250,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini; aradan geçen zamanda takdir edilen nafakanın ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını bu nedenle, yoksulluk nafakasının 450,00 TL'ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini bildirerek davanın reddi ile karşı davasında;...Aile Mahkemesinin 2008/39 Esas, 2009/88 Karar sayılı ilamı ile davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacı için aylık 250 TL yoksulluk nafakasının, 100 TL artırılarak 350 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı (k.davacı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, yoksulluk nafakasının artırılması; karşı dava ise yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK 297/2 maddesi uyarınca; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmü kanunda yer almaktadır.
Somut olayda; Davacı kadının açtığı yoksulluk nafakasının artırımı davası üzerine davalı süresi içinde karşılık dava açmıştır(HUMK madde 195-203 )Asıl ve karşılık dava müstakil dava mahiyetinde olup mahkemece asıl ve karşılık dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde karşı dava hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre,davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/4003, K. 2016/5168, 4 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama