KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/4919 E., 2017/15938 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2017
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz, davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; düğünde takılan sekiz adet çeyrek altın ve 1.150,00 TL paranın davalının annesi tarafından düğün esnasında alındığını, takılan bileziklerden 4 adet burma bilezik 2012 yılının Haziran ayında davacının rızası dışında komşunun oğlununun düğünü için borç verildiğini, iki adet burma bileziğin davalının teyzesine verildiğini, ancak hangi teyzesi olduğunun dahi söylenmediğini, davacıya annesi tarafından takılan 15,5 gr. değerindeki bileziğin davalı tarafından el konulduğunu ve harcandığının söylendiğini, bahsi geçen ziynet eşyalarının ve iade edilenler dışında kalan çeyizlerin davacıya aynen iadesine, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde 20.000,00 TL bedeline hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacıya düğünde dört bilezik ve üç çeyrek altın takıldığını, bir adet kolye, bir çift küpe ve iki adet yüzüğün davacının ikrarı ile kendisinde olduğunu, bir miktar da para takıldığını, bunlardan başkaca takı olmadığını, bu takılardan iki bileziğin davalının ayrı hane açması için davacının rızası ile bozdurulduğunu, davacının tüm ziynet eşyalarını üzerine alarak evden ayrıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davacıya ait olduğu tespit edilen; 6 adet (22 ayar için dolu üçlü burma olarak adlandırılan tel bilezik)(20'şer gr), 1 adet 22 ayar içi dolu 12 mm genişliğinde tel bilezik (15,5 gr.), 7 Adet çeyrek altının aynen davacı ...'e iadesine, iadesi mümkün olmadığı takdirde tespit tarihindeki değeri olan 14.119,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, çeyiz eşyalarıyla ilgili talebin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz, davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK'nun HMK'nın 137. maddesinde; dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, ön incelemede dava şartlarının ve ilk itirazların inceleneceği, uyuşmazlık konularını tam olarak belirlenip, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemlerin yapılacağı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onların sulhe veya arabuluculuğa teşvik edileceği düzenlenmiştir.
Bu bağlamda, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez. Dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olan ön inceleme işlemleri, dava şartları ve ilk itirazlardır. Dava şartları ve ilk itirazlarda eksiklik yoksa diğer ön inceleme işlemleri için duruşma açılmalıdır.
Dava şartları ve ilk itirazlar dışında ön inceleme işlemlerinin duruşmalı olarak incelenmesi, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra gerekli görülmesi halinde tarafların tahkikat için duruşmaya davet edilerek davanın esasına yönelik karar verilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; ...'in terk nedenine dayalı olarak ... aleyhine açtığı boşanma davasının Mahkemenin 2012/724 E.sayılı dosyası üzerinden görülmekte iken, ...'in de ... aleyhine boşanma, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat talebiyle Mahkemenin 2013/377 E.sayılı dosyası üzerinden dava açtığı, 2013/377 E.sayılı dosyada 6100 sayılı HMK'nun HMK'nın 137. maddesinde belirtilen usullere uyulmadığı, ön inceleme yapılmadığı ve 05.09.2013 tarihli ilk celsede davanın 2012/724 E.sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, birleştirme kararı sonrasında da birleşen dava yönünden ön inceleme yapılmadan tahkikat duruşmasına geçildiği,
27.02.2014 tarihli celsede ise ziynetlere ilişkin davanın tefrikine karar verilerek Mahkemenin 2014/191 Esasına kaydedildiği ve yargılama bu dosya üzerinden devam edildiği görülmektedir.
Hal böyle olunca mahkemece; ön inceleme işlemlerini yapmak üzere tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesi, ön inceleme duruşmasında gerekli usul işlemleri yapıldıktan sonra gerekli görülmesi halinde tahkikat duruşmasına geçilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm bu hususlar göz ardı edilmek suretiyle tarafların hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/4919, K. 2017/15938, 15 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama