KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/5557 E., 2017/1187 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2017
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkili şirketin, davalı idarece adına tahsis edilmiş olan arazinin mülkiyetini alabilmek için satış bedeli olarak bildirilen 7.169.157,89 TL yanında ayrıca yol bedeli olarak bildirilen 640.899,48 TL'yi de ödemek zorunda kaldığını, oysa satış bedelinin 5.045.400,25 TL'lik bölümünün alt yapı bedeli ve katılım payı olarak ödenmiş olduğunu, bu nedenle davalı idarenin sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek; mükerrer olarak tahsil edilen 640.889,48 TL'nin temerrüt tarihi olan 17.04.2010 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anılan karar Dairemizin 2013/2456 Esas-2013/7878 Karar sayılı ve 13/05/2013 tarihli kararı ile, hükme esas alınan bilirkişi raporunun konunun uzmanları tarafından hazırlanmadığı, konunun uzmanlarından oluşacak yeni bir kurulun denetime elverişli olan bir bilirkişi raporu hazırlaması gerektiği gerekçesi ile bozulmuş,mahkemece bozma kararına uyulmuş, Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda davanın açıldığı tarihin 11/05/2010 olduğu, anılan tarih itibari ile Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasında işbölümü ilişkisi bulunduğu, yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yapıldığı, işbölümü itirazında bulunulmadığı, anılan bozma kararına uyulduktan sonra 07/09/2015 tarihinde ... Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçtiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkeme dava tarihi itibari ile görevli olduğundan uyulan bozma kararına göre eksiklikler giderilerek esastan karar verilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçeler ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş; hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/5557, K. 2017/1187, 13 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama