KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/6169 E., 2016/9627 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2016
- Davalılar
- 1-..., 2-...
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde, davalıların müvekkili olan davacının oğulları olduklarını, davacının geçim sıkıntısı çektiğini beyan ederek davalı ...'dan 600 TL yardım nafakası tahsiline karar verilmesini, davalı ... hakkında hükmolunan 75 TL yardım nafakasının ise, aylık 600 TL'ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı cevap dilekçelerinde, aldıkları aylıkların kendi geçimlerini ancak sağladığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Davalı ..., duruşmadaki beyanında, halen davacı babasına aylık 75 TL nafaka ödediğini, en fazla ödeyebileceği miktarın 100 TL olduğunu ifade etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 50 TL yardım nafakasının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davalı ...'ın ödediği aylık 75 TL yardım nafakasının 25 TL arttırılarak aylık 100 TL'ye çıkartılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, verilen bu hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, yardım nafakası talebinden ibarettir.
TMK.'nın 364/1.maddesinde de; "Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür",
TMK.'nın 365/2 maddesinde ise; "Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir" düzenlemeleri yer almaktadır.
Hukuk Genel Kurulunun, 07.06.1998 tarih, ....sayılı ilamında da; "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği..." vurgulanmıştır.
./.. -2-
Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup, ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Yardım nafakası isteyenin kusuru ile yardıma muhtaç duruma düşmüş olması, yükümlüyü borcundan kurtarmamaktadır. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenlerle, kanun koyucu, yardım nafakasını kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak düzenlemiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davalı ...'ın bir kamu kurumunda memur olduğu, aylık 2.580 TL gelirinin bulunduğu, kredi ödemesinin olduğu, diğer davalının ise bir okulda hizmetli olarak çalıştığı, aylık 1.817 TL maaşının bulunduğu, davacı babanın ise aylık 300 TL gelirinin olduğu, aylık 150 TL kira ödediği anlaşılmıştır.
Tarafların ekonomik sosyal durumları ve davacının ihtiyaçları değerlendirildiğinde; davacı yararına takdir edilen yardım nafakası miktarı az olup, hakkaniyete uygun bulunmamıştır.
O halde, mahkemece yapılacak iş; tarafların ekonomik sosyal durumları, nafakanın niteliği, davalıların gelir durumu, davacının giderleri, değerlendirilerek ve hakkaniyet ilkesi (TMK 4. Maddesi) de gözetilerek; daha uygun bir yardım nafakası takdir etmekten ibarettir.
...
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/6169, K. 2016/9627, 21 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama