KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/8959 E., 2018/1803 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2018
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; hakkında düzenlenen kaçak tespit tutanağına istinaden 33.839,91 TL kaçak faturası tahakkuk ettirildiğini, tutanağa konu elektrik trafosu ve tesisin kardeşi ...'na ait olduğunu, kardeşinin abonelik işlemleri devam ederken kendisi hakkında kaçak tespit tutanağı tutulduğunu, konu ile ilgili olarak ... Asliye Ceza Mahkemesi 2005/346 Esas, 2006//146 Karar sayılı dosyası üzerinden hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 33.839,91 TL'lik borcun, bu borca işletilmiş faizin iptaline ve bu borçtan borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, husumetin ... yöneltilmesi gerektiğini, ilgili mevzuat uyarınca davacı hakkında kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hem borcun doğum tarihi nazara alınarak zamanaşımına ilişkin değerlendirme yapılmış, hem de uyuşmazlığın esasına ilişkin de inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Zamanaşımı def'i davanın esası hakkında her türlü muameleye manidir. Bu sorun halledilmeden davanın esası incelenemez.
O halde, mahkemece, öncelikle zamanaşımı def’inin incelenmesi ve bu konuda bir karar verildikten sonra işin esasının ele alınması gerekirken, davanın hem zamanaşımından, hem de esastan kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/8959, K. 2018/1803, 28 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama