KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/9831 E., 2017/16104 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2017
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; doktor olarak çalışmakta iken 22.08.2008 tarihinde emekli olan davalıya sehven 5.141,41 TL maaş ödemesi yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek; yapılan yersiz ödemenin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı; davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalıya 2008 yılı Eylül ayında 1.251,40 TL, Ekim ayında 1.269,02 TL, Kasım ayında 1.269,02 TL, Aralık ayında 1.270,23 TL olmak üzere ödenen toplam 5.059,67 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı tarafın tüm, davalı tarafın ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayanan iade davasıdır.
TBK'nun 117. maddesi uyarınca; davalının kötüniyetli olduğu ispat edilmediği gibi, dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü de iddia edilmemiştir. Bu nedenlerle, hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ödeme tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/9831, K. 2017/16104, 17 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama