İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/1149 K.2018/12886

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tazminat davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm davacı vekili ve birleşen dava davalıları vekili tarafından temyiz edilmiş,…

Esas2017/1149Karar2018/12886Tarih18 Aralık 2018Okuma5 dk · 1.047 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2017/1149 E., 2018/12886 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Aralık 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.047 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tazminat davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm davacı vekili ve birleşen dava davalıları vekili tarafından temyiz edilmiş, duruşmalı olarak incelenmesi birleşen dava dalıları vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 18/12/2018 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden birleşen dava davalıları vekili Av.... geldi.

Davalı ... ......... ve ihbar olunan ... vekili Av....... Kurt ve davalı asil ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı ...'ün diğer davalı ......... Çatı'ya vekaleten ...

5. Noterliğinin 18/08/2006 tarih 24330 yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 4892 ada, 4 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın tamamını kendisine satmayı vaad ettiğini, işlem sırasında geçerli bir sözleşmenin tüm hukuki sonuçlarını doğurup doğurmayacağını ısrarla sorduğunda, davalı noterin işlemde hiçbir noksanlık bulunmadığını söylediğini, sözleşmede taşınmazın 10/10/2006 tarihinde kat'i ferağ takriri verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak davalıların yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, tapu müdürlüğüne giderek araştırma yaptığında taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olmadığını gördüğünü,

bunun üzerinde davalılardan zararın giderilmesini talep ettiğini, davalı ...'in tüm zararın giderileceği belirterek kendisini oyaladığını ileri sürerek taşınmazın rayiç değerinin saptanmasına, satış vaad sözleşmesinden itibaren uygulanacak reeskont faizi ile birlikte uğranılan zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01/03/2016 tarihli dilekçesi ile dava değerini bilirkişi raporunda belirlenen satış tarihindeki değer üzerinden ıslah ederek 300.875,00 TL'nin satış vaad sözleşmesinden itibaren uygulanacak reeskont faizi ile birlikte tüm davalılardan tahsilini istemiştir.

Birleşen dosyada davacı; asıl davada ... aleyhine dava açılmış ise de ...'nın dava tarihinden önce ölmüş olduğu anlaşıldığından bu defa mirasçısı ...... Çatı (Avuz) aleyhine bu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek asıl davadaki taleplerini yinelemiş, yargılama sırasında davalının vefatı nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.

Davalı ...; somut olayda noterlik işlemi ile sözde zarar arasında uygun illiyet bağının hiç doğmadığını, davacının satın aldığını iddia ettiği taşınmaza karşılık ödeme yaptığını ve yapmış olduğu ödeme miktarını kanıtlamak mecburiyetinde olduğunu, herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davaya konu satış vaadi sözleşmesini kanun ve usule uygun bir şekilde azami özen ve ihtimam göstermek suretiyle düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... ve birleşen dosyada dahili davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece;dava konusu satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğu, ancak vaat borçlusu ve mirasçıları davanın açıldığı tarihte taşınmazın maliki olmadığından aynen ifa imkansızlığı bulunduğundan davacının vaat borçlusu olan .........

Çatı'nın mirasçılarından taşınmazın rayiç değerini isteyebileceği, taşınmazın sözleşme tarihindeki rayiç değeri olan 300.875,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi gerektiği, davalı notere herhangi bir kusur atfedilemeyeceği, davalı ...'ün sözleşmeyi .........

Çatı'ya vekaleten imzalamış olup vekil olan bu davalının sözleşmenin tarafı ve borçlusu olmadığı, davalı ...'nın davadan önce ölmüş olmakla ölü kişi hakkında dava açılamayacağı gerekçesi ile asıl davada tüm davalılar hakkındaki davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 300.875,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dava davacısı vekili ve birleşen dosya dahili davalıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin davalı notere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

2- Asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin davalı ...'e yönelik temyiz itirazlarının ve birleşen davada dahili davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nun 386. maddesi hükmü (6098 sayılı TBK'nun 502. maddesi) gereğince; vekalet sözleşmesi, vekilin vekalet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekalet verenin ölümü ile kendiliğinden sona ermiş olur.

818 sayılı BK.'nun 398. maddesi(TBK'nun 514. maddesi)'ne göre vekilin sözleşmenin sona erdiğini öğrenmeden önce yaptığı işlerden, vekalet veren ya da mirasçıları sözleşme devam ediyormuş gibi sorumludur.

Somut olayda; ..., 13.03.2003 tarihli ... 5. Noterliği'nde düzenlenen Düzenleme Şeklinde vekaletname ile ...'ü dava konusu taşınmazın da dahil olduğu bir kısım taşınmazlar hakkında dilerse satış vaadi taahhüdünde bulunmaya yetkili kılmıştır. Söz konusu vekaletnamede vekil edenin ölümü halinde vekilin, vekilliğinin devam edeceğine dair bir ibare bulunmamaktadır. Vekil eden ..., 18.06.2005 tarihinde vefat etmiştir. Davaya konu, davacı ile ... vekili olarak ... arasında ... 5. Noterliği'nde düzenlenen Satış Vaadi Sözleşmesi ise 18.08.2006 tarihlidir. Bir başka deyişle, davacı ile vekil olarak davalı ... arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesi, vekil edenin ölümünden sonra düzenlenen bir sözleşmedir.

Davalı ..., mahkemenin 29.01.2013 tarihli celsesinde; ... vekili olduğunu, taşınmazı davacıya 140.840 TL'ye vekil sıfatı ile sattığını, parayı teslim aldığını, bu para ile imar durumu ile ilgili işleri halletttiğini, bu işlemlerin tamamlanması için tüm parayı harcadığını, ...'ya bir bedel ödemediğini, ...'nın 2005 yılında öldüğünü bildiğini, zuhulen işlem yaptığını beyan etmiştir.

Dava konusu taşınmazın, vekil edenin ölümünden sonra vekil tarafından davacıya satış vaadinde bulunulduğu, sözleşmenin düzenlendiği tarihte vekil edenin ölmesi nedeniyle vekilin vekaletnamesinin yahut temsil yetkisinin bulunmadığı sabit olup, yine davalı ...'ün beyanından vekil edene veya mirasçılarına bu sözleşme nedeni ile bir bedel ödenmediği de sabittir. Bu itibarla davalı ...'in sözleşmeyi yetkisiz temsilci olarak imzaladığı, bedeli kendisinin aldığı kabulü zorunludur.

Hal böyle olunca, davacının zararından yetkisiz temsilci olan ve sözleşmeyi imzalayan davalı ...'ün tek başına sorumlu olduğunun kabulü gerekirken bu davalı hakkındaki davanın reddine, birleşen dosya davalıları ... mirasçıları hakkında davanın kabulüne ilişkin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

3-Bozma nedenine göre, asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin ve birleşen dosya dahili davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin, davalı notere ilişkin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, ikinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince asıl ve birleşen dava davacısı ve birleşen dosya dahili davalılar yararına BOZULMASINA, üçüncü bendde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin ve birleşen dosya dahili davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1.630 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

1.630 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ...'ye verilmesine, 1.630 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp birleşen dosya dahili davalılarına verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/1149, K. 2018/12886, 18 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/1149
Karar No
2018/12886
Tarih
18 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/1152 K.2018/16595
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/1153 K.2018/16602
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/1153 K.2018/9663
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/1153 K.2018/8063
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/1154 K.2018/16593
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/1154 K.2018/12028

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.