KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/1396 E., 2017/1042 K.·Mahkemesi :sulh ... Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2017
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; kira sözleşmesinde belirlenen sürenin bittiğini, davalıya ihtar gönderdilerini buna rağmen taşınmazı tahliye etmediğini bildirerek, davalının süre bitimi nedeniyle tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; taşınmazın ihale ile kiralanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; taşınmazın ihale ile kiraya verilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, ....07.2015 tarihli celsede; TBK'nun 347.maddesi uyarınca ... yıllık uzama süresinin dolduğunu, bu nedenle de taşınmazın tahliyesini istemiş, mahkemece iddianın genişletilmesine davalı tarafın muvafakatı olmadığından bahisle bu talep incelenmemiştir.
6100 sayılı HMK nın 176. maddesinde;" (...) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.(...) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir." düzenlemesi, 177. maddesinde;"(...) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. (...) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir." düzenlemeleri bulunmaktadır.
Davacı vekilinin, ....07.2015 tarihli celsede, TBK'nun 347.maddesi uyarınca ... yıllık uzama süresi nedeniyle tahliye isteminde bulunduğu anlaşılmakla; mahkemece, davacı vekilinin bu talebinin ıslah olarak değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/1396, K. 2017/1042, 9 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama