KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/14053 E., 2018/1210 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2018
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, destekleri ...'in 01/10/2010 tarihinde elektrik akımına kapılarak vefat ettiğini, olay sırasında bir ineklerinin de telef olduğunu, maddi ve manevi zarar gördüklerini, davalının bakım onarım yapmadığını,sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere, davacı ... için 1.000.00.- TL maddi, 30.000.00.-TL manevi, davacılar ... ve ... için 25.000.00.-er TL manevi tazminatın ve telef olan inek bedeli olan 1.500.00.TL'nin olay tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. Davacılar talep sonucunu 01/06/2016 tarihli ıslah dilekçeleri ile 134.964.54.- TL ye yükseltmişlerdir .
Davalı, vefat edenin kusurlu olduğunu, sorumlu olmadıklarını belirterek; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; yargı yolu açısından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş ,anılan karar Dairemizin 2013/14701 Esas – 2013/17239 Karar sayılı ve 04/12/2013 tarihli kararı ile: " ... ...-... Elektrik Dağıtım A.Ş. bir anonim şirket niteliğinde olup 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca bir kamu kurumudur. 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede bu tür kuruluşların faaliyetlerinin özel hukuk hükümlerine göre yürütüleceği belirtilmiştir. Anonim şirket niteliğinde olan ve tüzel kişiliği bulunan ayrıca, faaliyetleri özel hukuk düzenlemelerine bağlı olan bir kuruluşun aleyhine açılan bir davanın idari yargıda değil adli yargıda çözüme kavuşturulması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir... " gerekçesi ile bozul..., mahkemece bozma kararına uyul...,
hazırlatılan bilirkişi raporları incelenmiş, mahkemece davacı ... için 53.464,54-TL nin olay tarihi olan 01/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, telef olan inek bedeli olan 1.500,00-TL nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacılara verilmesine, davacı ... için 20.000,00-TL, davacılar ... ve ... için ise 10.000,00-TL'den olmak üzere her iki davacı için toplam 20.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalı yerine davacılar yararına vekalet ücretine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/14053, K. 2018/1210, 19 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama