KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/16243 E., 2017/17018 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2017
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalılar ile yarım kan kardeş olduğunu, davalıların ekonomik durumunun çok iyi olduğunu, kendisinin ise, maaşı haricinde herhangi bir gelirinin olmadığını, kredi borçları nedeniyle maaşından kesintiler yapıldığını, kalan maaşı ile geçinemediğini ileri sürerek; her bir davalıdan 5.000,00'er TL nafakanın tahsilini istemiştir.
Davalılar; davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile her bir davalının dava tarihinden itibaren davacıya 1.000'er TL yardım nafakası ödemesine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş,hükmün davalılar tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.09.2015 tarih, 2015/6378 E., 2015/14053 K. sayılı ilamı ile “...TMK' nun 365. maddesi gereği, mirastaki tertip sırası gözardı edilerek davanın alt soyundan çocuğundan nafaka talep etme hakkı bulunduğu halde davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu...” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, mahkemece; davacının 1970 doğumlu ... adında bir kızı olduğu, davacının öncelikle alt soyu olan çocuğundan nafaka isteminde bulunabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince;
Dava; yardım nafakası istemine ilişkin olup, davacı davasını birden fazla kişiye yöneltmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/1.maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2.fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir.
Somut olayda; verilen red kararı davalılar için aynı sebepten verilmiş olmasına rağmen, her bir davalı lehine 6.950,00 şer TL nisbi vekalet ücreti takdir edildiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca mahkemece; yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/16243, K. 2017/17018, 4 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama