KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/1911 E., 2017/2015 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2017
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 01/01/2001 başlangıç tarihli 5 yıl süreli yazılı kira sözleşme gereğince davalının kiracı olduğunu, kira sözleşmesinin 01.01.2006 tarihinde sona erdiğini, TBK.'nun 347.maddesi gereğince davalıya 08.07.2014 tarihli ihtarnamenin 12/07/2014 tarihinde tebliğ edildiğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 347/1.maddesi hükmüne göre konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminde en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.
Davacının dayandığı 01.01.2001 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözlemesinden sonra düzenlenen 01.01.2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile taraflar arasındaki kiracılık ilişkisi yenilenmiştir.
Bu durumda kiralanan TBK.nun konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine tabi olup, taraflar arasında imzalanan 01/01/2013 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine değer verilerek kira sözleşmesinin 01/01/2014 tarihinden itibaren kiracı tarafından sürenin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunulmadıkça TBK.nun 347.maddesi uyarınca aynı koşullarla yıldan yıla yenilenerek ve bu şekildeki uzama süresinin on yıla ulaşması gerektiği kabul edilmelidir.
Mahkemece yukarıda açıklanan koşullar gerçekleşmeden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü ile taşınmazın tahliyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/1911, K. 2017/2015, 27 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama