KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/1921 E., 2017/8440 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2017
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptali isteminin kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı vekili tarafından, davalı borçlu aleyhine, 21.02.2012 tarihinde haciz ve tahliye istekli olarak yapılan icra takibinde, ödeme emri borçluya 05.03.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafından 31.05.2012 tarihinde takibe itiraz edilmiştir. Ödeme emri borçluya 05.03.2012 tarihinde tebliğ edildiği ancak İcra Müdürlüğünce borçluya yapılan tebligatın usulsüz yapılması sebebi ile takibin kesinleşmediğinin tutanak altına alındığı, bu sırada borçlu vekili tarafından 31.05.2012 tarihinde takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK 62. maddesi gereği borçlu 7 gün içerisinde itirazlarını icra dairesine bildirmek zorundadır. Aksi durumda takip kesinleşecektir. Tebligat işlemi gerçekleştikten sonra İcra Müdürünün borçluya çıkarılan ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğini tespit yönünde bir takdir yetkisi yoktur. Bu husus şikayet mahiyetinde olup karar mercii İcra Hukuk Mahkemesidir.
Yanlış tebligat işlemi işlem süreyi kaçırmış olan borçluya hakkındaki takibi durdurma yetkisi vermeyecektir. Borçlunun usulsüz tebligat dolayısıyla İcra Mahkemesinde açtığı bir davaya ilişkin herhangi bir beyanı ve dosyaya yansıyan bir belge de yoktur. Bu nedenlerle davalı tarafından icra müdürlüğüne yapılan itiraz süresinde değildir.
Borçlu şirket tarafından yapılmış geçerli bir itiraz olmamasına rağmen davacı alacaklı tarafından İİK'nun 68. maddesi gereğince itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Davalının itirazı geçerli olmadığına göre davacı alacaklı icra dairesinden takip muamelelerine devam edilmesini İİK'nun 66. maddesi gereği isteyebileceğinden itirazın kaldırılması davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır.
İcra dairesince usulsüz şekilde takibin durdurulmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
Hukuki yarar 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı olup aynı Kanunun 115. Maddesine göre mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Mahkemece, davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile itirazın iptaline karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/1921, K. 2017/8440, 30 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama