KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/2360 E., 2017/12600 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2017
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ve davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında 10.12.2008 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli, aylık 800.-TL bedelli kira sözleşmesi bulunduğunu, kira bedelinin aradan geçen yıllar dikkate alındığında emsallere göre düşük kaldığını belirterek 10.12.2013 tarihinden itibaren başlayacak olan yeni dönemde aylık 1.400.-TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ödenen kira bedelinin rayice uygun olduğunu, talebin ise fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile TBK 344 ve 345. madde kapsamında yeni dönem için belirlenen kira bedelinin rayicin altında olması sebebiyle aylık 1.100.-TL olarak belirlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili, davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüş ise de sözkonusu dilekçenin HUMK.nun 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içerisinde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davalının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davada haklı çıkan taraf, davayı vekil vasıtasıyla takip etmiş ise, lehine diğer yargılama giderlerinden başka bir de vekalet ücretine hükmedilir. (HMK m.323/1-ğ) Davanın kısmen kabulü halinde, kabul edilen miktar için davacı, reddedilen miktar için de davalı yararına vekalet ücreti takdir edilir.
O halde mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması gözönüne alınarak, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7 . maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2360, K. 2017/12600, 25 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama