KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/2385 E., 2017/1768 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2017
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine itirazın iptali ve kiralanın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı hükme esas alınan ve takibe konu edilen 01.01.2012 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli sözleşmeye dayanarak 13.03.2015 tarihinde tahliye talepli başlattığı icra takibi ile ödenmeyen birikmiş 15.000 EURO ve aylık 1.000 EURO'dan 2015 Ocak, Şubat ve Mart ayları kira bedelinin TL karşılığı olan toplam 49.663,50 TL nin tahsilini istemiştir. Ödeme emri davalıya 04.05.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davalının yasal süresi içerisinde takibe itiraz etmesi üzerine davacı vekili 19.06.2015 tarihinde açmış olduğu bu dava ile itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece alacak isteminin kabulüne karar verilmiş, diğer tahliye talebi ile ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir.
HUMK.nun 388/son fıkrası uyarınca istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Oysa kararda sadece alacak konusunda itirazın iptaline karar verilmiş diğer istek hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamıştır.
HUMK.nun 388.maddesine aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2385, K. 2017/1768, 21 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama