KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/2421 E., 2017/16795 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2017
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, taşınmazı davalı belediyeden kiraladıklarını, davalının kusuru nedeniyle faaliyete geçemediklerini ileri sürerek 50.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, encümen kararı ile protokolün iptal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 314 ve 315. maddelerine göre; Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir, sulh; ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
Hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelemesine usulen engel oluşturan sulh protokolü hakkında karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye aittir.
Hükümden sonra davacı vekili 13.03.2017 tarihli dilekçesi ile tarafların sulh olduğunu belirterek, 13.02.2017 tarihli sulh protokolü sunmuştur.
Mahkemece, davacının ibraz ettiği belgeler incelenerek tarafların HMK'nun 314 ve 315 uyarınca sulh olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2421, K. 2017/16795, 30 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama