KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/2679 E., 2018/1841 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2018
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; ... Evlendirme Dairesi yanı 4 nolu fotoğraf dükkanını 10/09/2009-10/09/2012 tarihleri arasında kiraladığını ve evlendirme dairesinin işletme işlerini üstlendiğini, 3 yıllık kira süresi sonunda sözleşmenin yenilenerek devam ettiğini ancak 30 Mart 2014 tarihindeki yerel seçimlerden sonra davalının, 2886 sayılı yasanın 75. Maddesi gereğince kiralananın tahliye edileceğini ve cezai şarta ilişkin talebi olduğunu bildirdiğini belirterek, cezai şarta ilişkin borçlu olmadığının ve kira ilişkisinin devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davacı ile aralarındaki kira sözleşmesinin 10/09/2012 yılında bittiğini ve taşınmazın tahliyesine ilişkin ... Kaymakamlığı ile yazışmalar yapıldığını, ... Kaymakamlığının 02/12/2014 tarih 3887 sayılı yazısı ile 12/12/2014 tarihinde tahliye işlemlerinin başlayacağını davacıya bildirildiğini ve bu tarihte taşınmazın tahliye edilerek teslim edildiğini, sözleşme gereği cezai şartın davacı tarafından ödenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacının kira sözleşmesi çerçevesinde cezai şart ile yükümlü tutulamayacağına ilişkin menfi tespit istemi itibariyle ve kira ilişkisinin devam ettiğine ilişkin talep bakımından; tahliyenin gerçekleşmesi nedeniyle, kira ilişkisinin varlığının tespitine ilişkin istem bakımından; konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, cezai şart itibariyle de var olan sözleşmenin inkara uğramadığı da göz önüne alınarak yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan menfi tespit isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının, cezai şart talebine ilişkin menfi tespit istemi ile ilgili verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince. Taraflar arasında, 2886 sayılı yasa hükümlerine göre düzenlenen 10.09.2009 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesine ilişkin bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şarta ilişkin 17. maddesi “ kira müddetinin sona ermesinde veya herhangi bir sebeple sözleşmesinin feshi halinde kiralananın yeri, kiracı her türlü hasar ve noksandan ari olarak boşaltıp anahtarını tesellüm makbuzu ve tutanak ile ... Belediyesi Emlak ve Kamulaştırma Müdürlüğü'ne 15 gün içerisinde teslim etmeye mecburdur.
Kiracı tahliye ve teslim etmediği takdirde ise sözleşme müddetinin bittiği veya akdin bozulduğu tarihten itibaren anahtarın teslim gününe kadar geçecek her gün için sözleşmede yazılı aylık kira bedelinin 3 mislini ihtarsız ve hükümsüz verecek ve Belediyece resen yapılacak keşif neticesinde kiralanan yerde görülecek bozukluk, noksanlık, zarar ve hasara karşılık olarak tespit edilecek parayı da itirazsız tediye ve tazmin edilecektir.
Kiracı sözleşme sonunda kiralananı boşaltmadığı takdirde 2886 sayılı yasanın 75.maddesi hükümleri uygulanacaktır.’’ şeklindedir. Bu hüküm, T.B.K' nun 179 ve devamı maddelerinde düzenlenen cezai şart niteliğindedir. Cezai şart geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli bir yerde belirli bir zamandan yerine getirilmemesi durumunda, borçlunun ödemesi gereken bir edimdir.
Tarafların serbest iradesi ile kararlaştırılan bu cezai şart geçerli olup tarafları bağlar. Sözleşme süresinin 10.09.2012 tarihinde bitmiş olmasına rağmen davalı ..., sözleşme ilişkisini sonlandırdığını ve kiralananın tahliye edilmesi gerektiğini bildirir ihtarnameyi, çok daha sonra, 22.04.2014 tarihinde keşide etmiştir. Keşide edilen bu ihtarnamenin davacı kiracıya tebliğ edilip edilmediği belli değildir.
O halde Mahkemece söz konusu ihtarnamenin tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması, ayrıca davacı tahliye tarihine kadar ecrimisil ödediğini beyan ettiğinden ihtarnamenin tebliğ tarihinden taşınmazın fiilen tahliye edildiği tarihine kadar, davalının cezai şart alacağının hesaplanarak,varsa davacının ödediği ecrimisil bedelleri de mahsup edilmek suretiyle davacının borçlu olup olmadığı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2679, K. 2018/1841, 28 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama