KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/2800 E., 2018/3217 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar; davalı kiracının 01.04.1976 tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, kira bedelinin ... 1. Sulh Hukuk mahkemesi 2006/19 esas ve 2007/221 Esas sayılı dosyaları ile tespit edildiğini, kararların kesinleştiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı; taşınmazda pay satın alarak paydaş olduğunu, sözleşmenin hükümsüz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; uyuşmazlığın paylı mülkiyete göre çözülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; dosya arasında bulunan kira sözleşmelerine göre...Mahallesi ... caddesi 43/1 adresinde bulunan kiralanan, 01/04/1976 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi ile, kiralayana asaleten ve vekaleten ibaresi ile İ. ... tarafından davalıya kiralanmış olup, akit 01/04/1985 başlangıç tarihli 1 yıl süreli sözleşme ile yenilenmiştir. Davalı 1990 ve 1991 yıllarında bir kısım paydaşın payını satın alarak taşınmazda paydaş haline gelmiştir.
Daha sonra taraflar arasında kira bedelinin tespitine dair davaların açıldığı ve verilen kira bedelinin tespitine dair kararlarının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacılar kira sözleşmesine dayanarak 03.09.2014 tarihinde başlattıkları icra takibi ile 2005 yılının Nisan ayı ile 2014 yılının Temmuz ayı arası ödenmeyen kira bedelleri ve farkların tahsilini istemişlerdir.
Kiralanan taşınmazda davacıların ve davalının paylı mülkiyet hükümlerine göre malik oldukları anlaşılmaktadır. Davalının kiracı olduğu kiralanan taşınmazda sonradan pay satın alması kira akdini sona erdirmez. Davaya dayanak takibin kiraya veren sıfatıyla davacılar tarafından kiracı paydaş aleyhinde yapılmış olmasında ve davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davalı kendi payı haricinde davacılara kira bedeli ödemek zorundadır. Mahkemece davacıların payına düşen kira alacağının kesinleşen kira bedelinin tespiti davaları da dikkate alınarak hesaplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2800, K. 2018/3217, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama