KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/2907 E., 2018/4437 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2018
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının 10/08/2012 keşide tarihli 01/04/2013 ödeme tarihli 24.000,00.-TL ile 10/08/2012 keşide tarihli, 01/10/2013 ödeme tarihli 24.000,00.-TL olmak üzere toplam 48.000,00.-TL senede dayalı borcunu süresinde ödemediğini, bu nedenle ... 4.İcra Müdürlüğünün 2014/2355 Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlattığını, borçlunun borcu bulunmadığını belirterek borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek davalının itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve % 30 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu senetlerin davacıya teminat olarak verildiğini, davalının davacının kiracısı olduğunu, kira bedellerine teminat olarak dava konusu senetleri verdiğini, bu konuda da ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/78 Esas 2014/72 Karar sayılı dosyasında yürütülmekte olan dava bulunduğunu, davacı ile aralarında borç doğuran bir işlem olmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Davacı dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde aradaki hukuki ilişkiyi açıklamamış, yazılı belgeye dayalı alacağının olduğunu iddia etmiş, davalı ise takip dayanağı senedin kira ilişkisi nedeniyle teminat amacıyla verildiğini savunmuştur. Mahkemece davalının kira ilişkisi olduğuna dair savunması dikkate alınarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı üzerinde durularak, kira ilişkisinden kaynaklandığının anlaşılması halinde yukarıda açıklandığı üzere dava tarihi itibarı ile davaya bakmakla Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken dava konusu senetlerin dayanağı olan akdi ilişki yönünden araştırma yapılmadan davanın esası ile ilgili yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2-) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2907, K. 2018/4437, 25 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama