KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/3081 E., 2018/5793 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2018
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalının 29.06.2011 tarihli sözlü kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kira bedellerini ödemediğini, alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı; aylık kira bedelinin 200 TL olduğunu, kira borcunun olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 6100 sayılı HMK'nun 26/1. maddesine göre "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Davacı, 06.08.2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2011 yılının Temmuz ayı ile 2014 yılının Ağustos ayları arası ödenmeyen 37.335 TL kira lacağının tahsilini istemiştir. Davalının süresinde tüm borca itiraz etmesi üzerine de itirazın iptali davasını açmıştır.
Mahkemece hesap bilirkişisinden alınan raporda 2008 yılının Nisan ayı ile 2014 yılının Ağustos ayları arası kira alacağı hesaplanmış, mahkemece bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Davacı 2011 yılının Temmuz ayından önceki kira bedellerini talep etmediği halde davacının talebi aşılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3081, K. 2018/5793, 24 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama