KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/3707 E., 2017/11008 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2017
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen 01/09/2011 tarihli sözleşme ile davalının kiracı olduğunu, 31/05/2012 tarihli protokol ile kira ilişkisinin bitirildiğini, davalıya eşyalarını boşaltması ve taşınmazı tahliye etmesi için Ağustos 2012 ayı sonuna kadar süre verildiğini ancak taşınmazın Kasım 2013 ayı sonunda tahliye edildiğini belirterek 01/09/2012-30/11/2013 dönemi için 75.000 TL kira alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının, taraflar arasında yapılan anlaşma ile rıza sonucu taşınmazın zilyetliğini elinde tuttuğu, rıza ile verilen zilyetliğin son bulduğuna dair davalıya intifadan men ihtarı çekilerek kötü niyetli zilliyet haline düşürülmediği, iyi niyetli zilyetten ecri misil tazminatı istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 01/09/2011 tarihli kira sözleşmesi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 31/05/2012 tarihli protokolde, taraflar arasındaki kira ilişkisinin karşılıklı ibra ile bitirildiği belirtilmiş, kiracıya eşyalarını taşıması için 30/06/2012 tarihine kadar süre verilmiştir.
Yine taraflar arasında düzenlenen 30/06/2012 tarihli protokol ile kiracıya tanınan süre 2012 Ağustos ayı sonuna kadar uzatılmış ve bu süre zarfında kira talep edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Davalının, protokolde belirtilen süre sonunda taşınmazı tahliye etmemesi nedeniyle, davacının alacak isteminin, Mahkemece, davalının intifadan men edilmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de , kural olarak, paydaşların birbirlerinden ecrimisil isteyebilmeleri için intifadan men şartının gerçekleşmesi gerekir. Somut olayda, taraflar taşınmazda paydaş olmadıklarına göre intifadan men koşulunun gerçekleşmesi de gerekmemektedir.
Taraflar arasında düzenlenen 30/06/2012 tarihli protokol ile davalıya eşyalarını taşıması için 2012 Ağustos ayı sonuna kadar süre verildiğine göre bu tarihten sonra, davalının taşınmazı fuzuli şagil olarak kullandığı kabul edilerek davacının talep ettiği ecrimisil isteminin değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3707, K. 2017/11008, 4 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama