KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/383 E., 2017/3004 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2017
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiş, hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 14/03/2017 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı ve vekili gelmedi. Temyiz eden davalı asil ... ve vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davalının mülkiyeti müvekkiline ait taşınmazda 01/01/2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kira alacaklarının tahsili için yapılan takibe davalının itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen 01/01/2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi iptal edilerek 01/07/2012 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, kira bedellerinin ödendiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 15.500,00 TL asıl kira alacağı ve icra takip tarihine kadar işlemiş 738,25 TL faiz alacağı yönünden takibin devamına, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve temerrüt oluştuğuna göre davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince, davacı alacaklı tarafından 01/01/2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanılarak kira alacağının tahsili amacıyla 27/08/2013 tarihinde takip başlatılmış, ödeme emri davalıya 29/08/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu yasal itiraz süresi olan yedi günden sonra 09/09/2013 tarihinde borca itiraz etmiştir. Bu durumda, itiraz süresinde olmayıp icra takibi; davalı yönünden kesinleştiğinden, davacının itirazın iptalini istemesinde hukuki yararı yoktur. Bu nedenle itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
./..
-2-
3-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/383, K. 2017/3004, 14 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama