KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/4744 E., 2019/771 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2019
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ... Turizm Ticaret Limited Şirketinin 19.01.2015 tarihinde... ili Marmaris ilçesi Karaca mahallesi ... Yüzer İskele işletmeciliği işi için yapmış olduğu ihalenin iptali ve geçersizliğinin tespit edilmesi gerektiğini, 6360 sayılı kanunun "Büyükşehir Belediyesi kurulması ve sınırlarının belirlenmesi " başlıklı 1. Maddesine göre... Belediyesinin... Büyükşehir Belediyesine dönüştüğünü, ... Turizm Ticaret Limited şirketinin de özel hukuk tüzel kişisi olduğunu,...
Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın görev yetki ve sorumluluk alanında olan hizmetler ve alanların açıkça hukuka aykırı olarak Büyükşehir Belediyesinin yetki alanı gasp edilerek bakanlık tarafından ...
Turizm Ticaret Limited Şirketine devredildiğini, Anayasanın 43. maddesi uyarınca, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, deniz, göl ve akarsu kıyıları ile deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceği, ancak kıyılardaki iskeleler, tekne ve gemilerin bağlanma yerleri ile liman ve marina işletme yetkisinin Büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerine ait olduğunun değerlendirildiğinin belirtildiğini, bu nedenle... ili, Marmaris ilçesi Karaca Köyü ...
Yüzer İskele işletmeciliği işi için 19.01.2015 yapılan ihale işleminin iptaline ve geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; dava konusu alan bakımından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ... Turizm Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanın protokol ile şirketleri yetkili konumda iken 12.02.2015 tarihli yazı gereği şirketin hiçbir yetki ve sorumluluğu bulunmadığını dolayısıyla bu davada şirketlerine husumet yöneltilmesinin hukuken yersiz olup davanın davalı şirketleri açısından konusuz kalmış bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirkete ihale edilen kiralama sözleşmesinin iptal ve geçersizliğinin tespiti istenildiğinden davaya bakma görevinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4/1 maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Somut olayda dava; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Büyükşehir Belediyesinin yetki alanı gasp edilerek Büyükşehir Belediye Başkanlığının görev, yetki ve sorumluluk alanında olan hizmetlerin ve alanların açıkça hukuka aykırı olarak davalı şirkete devredildiği bu itibarla davalı şirket tarafından yapılan ihale sonrası düzenlenen kiralama sözleşmesine ilişkin yapılan işlemlerin iptali ve geçersizliğinin tespiti istemine ilişkin olup, davacı ve davalı arasında geçerli bir kira sözleşmesine dayalı hukuki ilişki bulunmamaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4744, K. 2019/771, 6 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama