KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/4788 E., 2019/867 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2019
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı şirketten 60,00 TL'den bir günlüğüne araç kiraladığını, araç kiralarken bedel kısmı boş bırakılan senedi imzaladığını, davalı tarafın senedin boş kısmına kötüniyetli olarak 60.000 TL yazıp bu senede dayanarak hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığını, malen alınan bedel olmadığını, davalıya 61.000 TL borçlu olmadığının tespitine ve %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmamış, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacının takibe konulan 60.000 TL asıl alacak ve 1.000 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesine dayalı menfi tespit davasıdır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinin 5.fıkrası uyarınca; “...Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” Buna göre; alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötü niyetle yapılmış olması ve takip nedeniyle borçlunun zarara uğramış olması koşullarına bağlanmıştır.
Somut olayda, davaya konu oto kiralama sözleşmesinin altında matbu olarak bulunan senedin, üzerine 12.03.2012 keşide tarihi, 22.03.2012 ödeme tarihi ve 60.000 TL bedel yazıldığı ve senedin oto kiralama nedeniyle doğacak zararları teminat altına almak amacıyla düzenlendiği anlaşılmıştır.
Araçta zararın gerçekleştiğini ispat yükü davalı tarafa düştüğü halde usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmayan ve davaya cevap vermeyen davalı şirketce, zarar ispat edilmemiştir. Mahkemece, keşide tarihinden 10 gün sonra ödeme tarihi bulunan senedin, uğranılan hangi zarara karşılık icra yoluyla tahsiline çalışıldığı hususu da açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu durumda kesinleşen haksız icra takibi dolayısıyla, maaşında haciz bulunan ve haciz baskısı altında kalan davacı aleyhine kötüniyetli olarak takip başlatıldığı kabul edilmelidir.
Bu haliyle mahkemece, davacı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4788, K. 2019/867, 7 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama