KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/4867 E., 2019/2 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2019
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine karşı açılan itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı 01/12/2014 başlangıç tarihli 1 yıl süreli aylık 950TL bedelli kira sözleşmesi ile davalı ve dava dışı ... 'nin birlikte kiracı olduklarını, 2015 yılı Haziran, Temmuz ve Ağustos ayı kira bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığı ve Mart 2015 tarihinden itibaren taşınmazda oturmadığını beyan ederek itiraz ettiğini, ancak kendisine usulüne uygun bir anahtar teslimi de yapılmadığını, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;
davalının hiçbir dönem ve tarihte kiralananda kiracı olarak oturmadığını, ... 'da ikamet ettiğini, sözleşmede kiracı sıfatıyla imzası bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin devamına, 570 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Kira sözleşmesinde kira bedellerinin kiracılardan müteselsil tahsil edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından, kiracılar kira bedellerinden payları oranında eşit olarak sorumlu olup, takibe dayanak olan kira sözleşmesinde davalı borçlu dışında borca itiraz etmeyen başka bir kiracı olduğu da dikkate alınarak hesaplamanın %50 pay üzerinden yapılması gerekirken Mahkemece bu husus değerlendirilmeden davalı borçlu bakımından tam kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, hükmü bu sebeple bozmak gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4867, K. 2019/2, 14 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama