KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/4968 E., 2019/2028 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2019
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının dava konusu taşınmazda 01.03.2007 tarihinden beri kiracı olarak oturduğunu, 24.02.2012 tarihinde imzalanan protokolde aylık kira bedelinin 2.500.-TL 'ye yükseltilmesi hususunun kararlaştırıldığını, son ödenen kira bedelinin emsallere göre düşük kaldığını belirterek 01.03.2015 tarihinden itibaren kira bedelinin aylık 7.000.-TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 01.03.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık brüt 4.180.-TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacının, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9. maddesinde yer alan kira bedelinin tespiti davalarında mahkemece tespit olunan kira bedeli farkının bir yıllık tutarı üzerinden tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedileceği düzenlemesine göre tespit edilen yıllık brüt kira bedelinden davalı tarafından ödenen yıllık brüt kira bedeli çıkartılarak, aradaki fark üzerinden davacı yararına vekalet ücreti ve reddedilen kısım üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden davalı yönünden yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4968, K. 2019/2028, 13 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama