KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5408 E., 2019/1551 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2019
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iptal davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, taraflar arasında 01/02/2011 tarihli, 10 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalı kiraya veren tarafından başlatılan icra takibi sonucunda ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/202 Esas karar sayılı kararı ile kiralananı tahliye etmek zorunda kaldığını, davalılar tarafından müzayaka halinde bulunduğu aşamada protokol imzalattırıldığın belirterek sözleşmenini hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, B.K. 28 gereği davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Aktif husumet ehliyeti, 6100 sayılı HMK'nın 114/d maddesi gereğince dava şartı niteliğindedir ve aynı Kanun'un 115. maddesi gereğince davanın her safhasında ve re'sen nazara alınması gerekir. Davacı şirketin, 18/02/2015 tarihinde ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece re'sen gözetilmesi gereken aktif husumet ehliyeti çerçevesinde sicilden terkin edilen davacı şirketin ihya edilmesi için süre verilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı Şirket'in aktif husumet ehliyetinin olup olmadığı değerlendirilmeksizin davaya devamla davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5408, K. 2019/1551, 26 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama