KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5509 E., 2017/14160 K.·Mahkemesi : Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2017
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının 8.8.2012 tarihli sözleşme gereği kiracı olarak kullanmakta olduğu taşınmaza ihtiyacı olduğunu, taşınmazın tahliye edilmesinin davalıya Beyoğlu 17. Noterliğinin 25/07/2014 tarih ve 12738 yevmiye nolu ihtarnamesiyle bildirdiğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ihtiyacın samimi olmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazı yönünden ise; karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 9. Maddesinde, ''Tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; yıllık kira bedeli 22.800-TL olup Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ve davalının kabul ettiği miktar gözetilerek 2.736-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Mahkemece davacı lehine 4.574,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 436/2. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5509, K. 2017/14160, 18 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama