KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5513 E., 2018/6162 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2018
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak miktar itibarı ile duruşmaya tabi olmadığı; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ile aralarında protokol yaptıklarını, karşılıklı borçları ibra ettiklerini ancak davalının protokolden kaynaklanan borcunu ödemediğini, alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.Davalı; mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4.maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir.
Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir. Taraflar arasında 30.10.2013 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli yazılı kira sözleşmesi bulunmakta olup, davacı, karşılıklı borçların ibrası için yapılan protokol uyarınca alacak isteminde bulunmuştur.
Davacının temel ilişki olan kira ilişkisinden kaynaklanan talebininin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi görevi 6100 Sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında Sulh Hukuk Mahkemesi’ne aittir. Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esasının incelenmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5513, K. 2018/6162, 31 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama